#2 Yapay Zeka Film Senaryosu Yazarsa
Blog Okudunuz mu?

#2 Yapay Zeka Film Senaryosu Yazarsa

Yazmak büyük sorun yazarlar için, edebiyatçılar için, senaristler için ve bloggerlar için. Görsel üzerine yoğunlaşmak varken kim yazmak ve yazılanı okumak ister? Teknoloji giderek görsele özelliklede son zamanlarda “göze” hitap etmeye başladı. Tek satırlı telefon ekranlarından kurtulduktan sonra o ufak küp şeker gibi ekranlar bize devrim gibi geldi sonrasında ise dört inç, beş inç derken artık akıllı telefonlar hatta tabletler bile yetmez oldu. Hatta burda parantez açmak gerekirse basit bir el hareketiyle kullanılabilen tabletleri bize devrim diye tanıtan o firma kendini yenilemezse büyük sorunlar yaşayabilir neticede bir tablet veya akıllı telefonun ekranını belli bir seviyeye kadar büyütebilirsiniz. Makul olan ise cihazların olanca küçük ve kullanılabilir olmasıdır. Kısaca artık teknoloji görsel ve özellike göze hitap etmesinden dolayı o elimizde kullandığımız cihazlar yakında sanal gözlükler sayesinde gözlerimize taşınacak. Sonrasında lensler ve dahasında çipler vasıtasıyla zihnen kontrol edilebilen bir teknoloji en sonunda ise zihin olarak kontrol edilebilen insan yığınları bizleri bekliyor…

Bu kadar fütürizmden sonra yazma sorununu aşan biri var bir yapay zeka. Adı ise Benjamin. Neden benjamin seçilmiş etimolojik olarak ona da bakmak lazım. -güneyin oğlu? veya sağın oğlu?- Neyse Benjamin denen bu yapay zeka daha öncede bir film senaryosu yazmış adı Sunspring onu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Benim şimdi bahsetmek istediğim ise baş rolünde David Hasselhoff‘un oynadığı yedi buçuk dakikalık bir kısa film. Yaşı yetişenler bu amcayı eminim Kara Şimşek‘ten tanıyorlardır. Alman asıllı bir oyuncu kendisi. Filmin adına gelecek olursak It’s No Game -Bu Bir Oyun Değil- olarak çevrilmiş. Cidden de bu iş oyun değil yazarların işini elinden almasın!

Film Kara Şimşek ve Sahil Güvenlik dizilerinden faydalanarak inşa edilmiş zaten aksi mümkün mü? henüz belli olmasada mantıklı değil çünkü Benjamin’in algoritmaları ne kadar gelişmiş ve geliştirilmiş olsada bu sisteme bir girdi vermeden çıktı elde etmek mümkün değil. Zannımca insanı farklı kılan ve insanın sanat adına bir şeyler üretmesini sağlayanda bu diye düşünüyorum tabi farklı yönleri yani algı oyunlarını ve insanın tabi ne kadar özgür? karar verdiğini düşünmezsek. Aslında insanda kendi sistemi ele alındığında girdiye muhtaç hem dünyevi hemde inanç bakımından.

***

Peki makine veya algoritmaların ürettiklerine sanat denilebilir mi onuda size sormak lazım. En azından izleyin ve siz değerlendirin.



Görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir