Deep Web ve Dark Web Karmaşası, Nedir?

Deep Web ve Dark Web Karmaşası, Nedir?

Bu yazıya öncelikle şöyle başlamak istiyorum yukarıdaki başlıkta verdiğim Deep Web ve Dark Web kesinlikle aynı şeyler değiller. Evet çok benzerler zaten bu yüzden de sürekli karıştırılıyorlar ve nedendir bilmem son günlerde oldukça ortalıkta dolaşır oldular. Üstelik çoğu sayfada ve video portalında öyle videolar var ki arkadaşlar sanki korku filmi çekmeye heveslenmişler. Kavramlar üzerine öyle mitler kurmuşlar ki yorumları okurken bazen eğleniyorsunuz bazende kafanızı duvarlara vurasınız geliyor.

Öncelikle Deep Web nedir? sorusuna cevap verelim. Kelime anlamından hareket edersek türkçeye derin ağ ya da derin internet olarak çevirebiliriz. İnternetin ilk zamanlarında bunu kurgulayanlar interneti bir okyanusun ortasındaki buz dağı gibi düşünmüşler ve bunu sembolik katmanlara ayırmışlar. Buz dağının üstünde kalan kısım için bizim kullandığımız interneti yapılandırmışlar alt kısıma ise herhangi bir arama motoruna indekslenmeyen yani kendi içine kapalı bir kutu olan ortama ise deep web demişler. Bu sayfaların indekslenmemesinin sebebi ise genelde normal kullanıcının erişmesini istemedikleri içerikleri barındırması ya da arama motorlarının yayın şartlarına uymaması.

Ortada dönen mitlerden biri ise bizim kullandığımız internetin aslında deep web’ten çok çok daha küçük olması. Ey güzel arkadaşım bunu nasıl ölçtün? diyesim geliyor doğrusu. İnternet dediğin ortam dışarıdan erişime açık olan bütün bilgisayarların birbirine bağlanması değil mi zaten. Peki bir veri yok mu derseniz California Üniversitesi‘nin 2001 yılında bundan 14 yıl önce yapılmış bir araştırması var ve sonuçlar şöyle;

Deep Web’te 7,5 petabayt büyüklüğünde bir veri barındığı tahmin ediliyor. Diğer bir araştırma ise 300,000 web sitesi‘nin olduğu söyleniyor.

7,5 petabayt ortalama 7.500 000 GB eder elimizdeki veri domates değil ki tartıya koyup ölçelim. Bugün, Türkiye’nin sunucu hizmeti veren en büyük firmalarından biri bile tek başına yarım milyondan fazla domain hizmeti veriyor. Bu konuyu siz tartışın.

Sizde deep web ortamına dahil olan bir site oluşturabilirsiniz bu çok zor değil, ki zaten birçok böyle site var. Örneğin şifre ile korunan ftp sayfaları ve üniversitelerin dışarıya kapalı kütüphane arşivleri.

Dark Web‘e gelecek olursak karanlık internet ya da siyah internet olarak çevrilebilir. Bu kısım Deep Web‘in içinde bulunan fakat yasa dışı, kötü içerik veya müstehcen içeriklerin paylaşıldığı ortam olarak adlandırılıyor. Mitin güzelliğide buradaya zaten kötü olan, pislik olan ve yasak olan ne varsa insanın ilgisini çeker. Özellikle bizim ülkemizde son zamanlarda çok popüler oldu sanki eskiden yokmuş ve yeni bir şey bulunmuş gibi anlatılıyor. Böyle siteler şuan kullandığınız internette yok mu sanki neyi merak ediyorsunuz? Yahudilerden sabun yapmak için gerekli olanların listesini mi! Heyhat..

Nasıl erişim sağlayabilirsiniz? Anonim erişim -burada size sunulan gizliliğe güvenmeyin- imkanı sağlayan Tor Tarayıcı kullanmanız gerekiyor. En basit şekliyle farklı merkezlerden geçerek kimliğinizi saklamanıza yardımcı oluyor diyebiliriz. Ama tamamen gizlenmiş sayılmazsınız hatta hiç sayılmazsınız da diyebiliriz çünkü son çıkış noktanız yine belli. Üstelik NSA -Ulusal Güvenlik Ajansı- yani National Security Agency Tor Ağı ile ilgili olarak Tor Ağı’nı kullanan kimseler, potansiyel suçlu olarak değerlendirilecek açıklamasında bulundu. Ek olarak Edward Snowden tarafından ifşa edilen NSA’ye ait dokümanlarda Tor için “tahtını yerinden edecek rakibi olmayan, yüksek güvenlik sağlayan anonim ağ” olarak bahsedilmekte ama siz hiç birine güvenmeyin. Size bedava sunulan hiç bir şeyde gizliliği sağlayamazsınız ve kontrolü elinizde tutamazsınız, sizden mutlaka karşılığında bir şey alacaktır.

Bu ortamdan edindiğiniz bilgilerin doğruluğuna asla güvenmeyin hatta hiç güvenmeyin çünkü çok fazla yemleme yapılıyor oltayı atan, birinin takılmasını bekliyor. Tavsiye olarak kesinlikle gerçek bilgi ve kimliğinizi paylaşmayın mümkünse bu ortamda hiç bulunmayın, zira bazıları hiç bir şey yapmasa bile üstünde ben av olmaya geldim diye tabela taşıyabiliyor.

Ekim 2013 istatistiklerine göre Tor ağını kullanan kullanıcı sayısı 4 milyon civarı ve bunun büyük çoğunluğu Amerika ve internet sansürü uygulanan ülkelerden gelmekteymiş. Aslında bu projenin en önemli olan kısmı ise ABD istihbarat teşkilatı adına çıkmış olması ve 2012 yılı itibariyle 2 milyon dolar yıllık bütçesinin %80‘i Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Ulusal Bilim Vakfı tarafından “otoriter rejimlerde demokrasi savunucularına yardım etmek için” karşılanıyor olması. Zaten projenin ilk başlarda eleştiri almasının en büyük sebeplerinden birinide bunlar oluşturuyor.

Şimdi İran‘dan, Arap baharına ve Mısır olaylarına oradan Wikileaks belgelerine kadar yaşanan tüm olayları ve insanlara ifade özgürlüğü ve internete özgürce erişim hakkı sunmanın arkasında ne yattığını biraz düşünün derim!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInShare on TumblrPin on PinterestDigg thisShare on VKShare on RedditShare on StumbleUponEmail this to someone

Faruk Kırmızı

Henüz buraya kendi hakkımda bir şeyler yazmayı düşünmüyorum, belki daha sonra… Daha fazlası için hakkımda sayfasına bakınız. İletişim için faruk6776[at]gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz.


İlginizi Çekebilecek Yazılar

2 Yorum “Deep Web ve Dark Web Karmaşası, Nedir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir